Surların Kenti Diyarbakır

Programlar

T.C. Diyarbakır Valiliği ile TRT arasındaki protokol gereğince hazırlanan ve 30 dakika süreli iki bölümden oluşan “Surların Kenti Diyarbakır” adlı belgesel, 2015 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabul edilen tarihi Diyarbakır Surları’nı orijinal haliyle belgeleyen bir eser olma niteliği taşıyor. Yapımı 2014 ve 2015 yılları boyunca devam eden belgeselde dünyanın en görkemli ve en sağlam kalelerinden biri olan Diyarbakır Kalesi’nin öyküsü anlatılıyor.


Diyarbakır.. Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki toprakları tanımlayan Mezopotamya’nın Anadolu’ya açılan en stratejik noktalarından biri. Kilometrelerce uzunluktaki geniş ovaya bakan ve düz arazinin savunma zorluğu nedeniyle kendini korumaya alan büyük bir medeniyet merkezi. Gelmiş geçmiş 33 büyük medeniyetin izlerini ve binlerce yılın kültürel birikimini taşıyan, tarih dönemleri boyunca Kuzey Mezopotamya sınırındaki tarihi ticaret yollarının geçiş noktasında yer alan surların kapıları bu belgeselde açılıyor. Diyarbakır ve çevresinin kent yerleşim tarihi, bölgede son yapılan kazılarla elde edilen veriler dikkate alındığında günümüzden yaklaşık 12 bin yıl geriye götürülebiliyor. Hurri Döneminde ilk kent nüvesinin oluşmaya başlamasından bu yana farklı devirler boyunca bölgeye hâkim olmaya çalışanların gözü daima bu kentin üzerinde olmuş. Persler, Romalılar, Abbasiler, Eyyübiler, Emeviler, Mervanoğulları, Artuklular, Moğollar, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Nisanoğulları, Moğollar, Akkoyunlular, Osmanlılar ve bunlar arasındaki zaman dilimlerinde bölgede yaşayan onlarcasının göz bebeği olmuş Diyarbakır. Belgeselde tarihe not düşülmüş belgelerden örnekler verdik. Romalı asker Marcellinus, İranlı edebiyatçı gezgin Nasır-ı Hüsrev, İslam Tarihçisi Vakıdi, Osmanlı gezgin Evliya Çelebi dile gelip yaşadıklarını, gördüklerini, bildiklerini aktarıyor. Artuklu Sultanı Melik Salih’in çizdiği plana göre inşa edilen “Ulu Beden” ve “Yedi Kardeş”  dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem güzellikteki burçlar. Düşünün bir sultan nasıl bir mimari bilgiye sahip ki kale burcunun planını çizebiliyor. Bilimin, sanatın, kültürün doruk yaptığı bir medeniyeti gözlemliyoruz. Kalenin geçirdiği savaşlar ve sonrasında yapılan tüm onarımlar, üzerindeki kitabelerden okunabiliyor. Belgeselde, bu kitabelerde neler yazdığı açıklanıyor. Sadece kitabeler değil, taşa yazılmış sembollerle kuşatılmış motifler konu ediliyor. Tarihte insanların bu sembollerin ifade ettiği kavramlara nasıl değer verdikleri ve yaşadıkları anlaşılıyor. 5.800 metre uzunluğuyla 17 yüzyıldır ayakta kalmayı başaran Diyarbakır Surları TRT izleyenleriyle buluşturuluyor. Diyarbakır Kalesi’nin yapımında kullanılan volkanik siyah bazalt taş, 11 milyon yıl önce patlayan Karacadağ’ın soğuyan ve zamanla taşlaşan lavlarından elde edilmiş. Bu taşı işlemek çok zor.. Granitten sonra dünyanın en sert ikinci taşı olarak kabul ediliyor. Bizans döneminde 4. Yüzyılda inşa edilmeye başlanan sur duvarları sağlamlığını bu özel taşa borçlu. Sonra da yapım tekniğindeki ustalığa. Belgeselimizde; kalenin yapım tekniği, hangi malzemelerin kullanıldığı, hangi saldırı ve savaşların yaşandığı gibi konuları, animasyon canlandırmalarla somutlaştırarak günümüze taşıdık.


Diyarbakır’da böyle muhteşem bir kale olduğu pek bilinmiyor. Oysa kale inanılmaz bir tarih ve kültür barındırıyor. Aynı yapı örneğin Avrupa’da bir yerde olsa, turistlerin akınından içeriye girmeniz dahi mümkün olamaz; saatlerce bilet kuyruğunda beklemeyi göze almanız gerekir. Ülkemizde niye aynı izdiham yaşanmasın.. Dünyanın her yerinden milyonlarca insan dünya kültür mirası olan bu olağanüstü yapıyı görebilmek için neden Diyarbakır’a gelip sıraya girmesin? Belgesel çekim sürecinin başından itibaren gönlümüzden geçen en büyük dileğimiz hep bu oldu elbette… 


Mekânın insanla kazandığı anlamın değeri, Diyarbakır halkıyla TRT belgesel ekibimizi bir araya getirdi. Kentin önemli geleneklerinden biri olan Şehriye Gecesi’ne konuk edilen ekibimiz, hanımların dayanışma halinde kışlık şehriyelerini dökmesine de tanıklık etti. Sur içi bölgede bulunan Diyarbakır’ın o şahane eski evleri, konakları görüntülendi. Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp, Ahmet Arif gibi edebiyatçıların o evlerin duvarlarında yankılanan seslerine tanıklık edildi.


İzleyicilerimiz bu belgeselde; 1960-61 yıllarında İç Kale’de bulunan Höyük’te yapılan kazılarla Artuklu Saray izlerinin ortaya çıkışı, Urfa Kapı üzerinde yer alan kitabe ve motiflerin açılımı, Akkoyunlu’nun ve Mervanoğulları’nın bıraktığı eserleri, Selçuklu medeniyetinin katkıları ve izleri, Osmanlı’nın kenti alışı, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın sefer dönüşü sıtmaya yakalanarak tedavi için Diyarbakır Karacadağ’da kalışı ve ünlü gazelini burada şifa bulduktan sonra söylemesi, Fransız Arkeolog Albert Gabriel’in 1932 yılında kentte araştırmalar yaptığı sırada sur duvarlarının yıkılmasını nasıl önlediği gibi ayrıntıları bulabilecekler. 

Fotoğraflar
Fragmanlar
  • Surların Kenti Diyarbakır - FragmanSurların Kenti Diyarbakır - Fragman
  • Surların Kenti Diyarbakır - FragmanSurların Kenti Diyarbakır - Fragman
  • Surların Kenti Diyarbakır - FragmanSurların Kenti Diyarbakır - Fragman