Eskiler Alıyorum

Programlar

Satın aldığımız, evimizde, ofisimizde,  kullandığımız, giydiğimiz,  her eşyanın ve malzemenin bir ömrü var. Kimini 3 dakika, kimini  3 gün, kimini 3 yıl, kimini 30 yıl kullanıyoruz. Sonra da eskidiği, işimiz bittiği, modası geçtiği ya da sıkıldığımız için ondan kurtuluyoruz.  Böylece en kolay yolu seçiyoruz. Aslında kullandığımız her eşyayı çöpe atmak yerine, başka bir eşyaya dönüştürüp, yenileyip, yeniden işe yarar hale getirebiliriz. Aklınıza gelen gelmeyen her eşya, bambaşka bir şekle dönüşebilir, çok şık, çok estetik çok özel ve çok güzel bir tasarımla hayatınıza tekrar girebilir. Üstelik cam, ağaç, metal, plastik, kağıt, taş; hiç fark etmez bu dönüşüm, değişim hepsi için geçerli. Bir süt şişesi, karton bir kutu, plastik bir şişe, eski bir bavul, eski bir kazak ya da pantolon, kullanılmayan danteller, anneannenizden kalan örtüler,  bir meyve kasası, bir kablo bobini, bir varil, takımı bozulmuş çatal, tabak veya bardak, eski dergi ya da gazeteler, çamaşır makinesi kazanı, otomobil lastiği, ahşap bir merdiven, gazoz kapağı, plastik deterjan kutusu ve daha neler neler…. Hepsi basit, kolay ve estetik bir dokunuşla çöpe gitmekten kurtulabiliyor. Onları bambaşka bir eşyaya dönüştürüp, tekrar kullanmak mümkün. 

 

Eskiler Alıyorum, ülkemizde de eşyaları dönüştürüp yenilemeyi  ve yeniden kullanmayı bir yaşam biçimi olarak benimsemiş 6 kişiyi ekrana taşıyan bir program.  Ahşap, kağıt, kumaş, metal ve cam atıklar; onların hayal gücü, yaratıcılığı ve geçmişlerinden gelen bilgi birikimleriyle bambaşka bir eşyaya dönüşerek yeniden hayat buluyor.

 

İstanbul-Balat’tan Memet Sönmez (ahşap),  Eskişehir’den Ali Rıza Kart (kağıt), Balıkesir Savaştepe’den Faize Yoldaş (kumaş), Kocaeli Gebze’den Osman Kahyaoğlu (metal varil), İstanbul-Burgazada’dan Banu Uğural (tasarım) ve Muğla-Bodrum’dan Mehmet Nuri Çakto (cam) Eskiler Alıyorum’da atık malzemeye nasıl yeniden hayat verdiklerini, dönüşümün onlara hissettirdiklerini,  hayallerini ve dönüşüm yolculuğunda neler yaşadıklarını anlatıyorlar. 

 

Atıp yenisini almak ya da çok para harcayarak sahip olmak yerine, aynı işi görecek eşyaları kendi başımıza yapabiliriz. Bu hem ekonomik,  hem de hayatımızı farklılaştıracak, bakış açımızı değiştirecek bir uğraş.  

 

Unutmayalım, doğada çöp yoktur, atmayıp kullanarak, eskiler eşyaları dönüştürüp yenileyerek çevremize, doğaya ve ekonomiye katkı sağlayabiliriz. 

 

 

ESKİLER ALIYORUM’DAN SEÇMELER

MEMET SÖNMEZ (AHŞAP)

Bir ahşap ne kadar baltanın ucundaysa, bir tahta ne kadar kibrite yakınsa benim için o kadar önemlidir. Çünkü onları o baltanın ucundan ya da yakılmak üzereyken onları kurtarmak benim için çok önemli. İnsanlar tabii ki bilmeden, acımasızca bu ahşaplara balta vuruyorlar. Çünkü hava çok soğuk ve ısınmaları gerekiyor. Onlarla bazen mübadele ediyorum. Size kömür vereyim, siz de bana bunu verin diye.

ALİ RIZA KART (KAĞIT)

Özellikle ve özellikle insanların kullanmadıkları ve attıkları kağıtlar, bu çok önemli benim için.  Çünkü kağıt demek, ağaç demek, ağaç demek orman demek, orman demek nefes demek, nefes demek insan demek. İnsanı tarif ederken ne diyoruz, bir nefes. Bir nefesle geliyoruz, bir nefesle gidiyoruz.  O zaman en büyük nefes, işte kağıt. Kağıdı dinlemeye başladığınızda, aslında kağıdın size söyleyecek o kadar çok sözü varmış ki, biz bilmiyormuşuz onu.

FAİZE YOLDAŞ (KUMAŞ)

18  yaşından beri yapıyorum bu işi. Eskileri yeniliyoruz işte. Bunlarla çocuklarımıza çeyiz yapıyoruz, evlerimize. Ama şimdi gayrı değeri kalmadı. Yine de biz kullanıyoruz bunları.

OSMAN KAHYAOĞLU (METAL-VARİL)

Geri dönüşüm bizim olmazsa olmazımız. Geri dönüşüm bizim hayat kaynağımız. Ambalajın çöp olmadığı, her türlü ambalajın bir maddi değeri olduğu bir gerçeği vardır. Bu sebepten dolayı da Allah-ü teala diyor ki, israf etmeyin israf haramdır.

BANU UĞURAL (TASARIM)

Bu iş bir hayat tarzı. Bu işi ben moda olduğu için yapmıyorum. En başta kendi hareketlerime, kendi alışkanlıklarıma bakarak ve kendi alışkanlıklarımı değiştirmeye çalışarak yapıyorum. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, maalesef kullan at mantığıyla hepimiz yaşamak durumundayız. Ben atma kullan diyorum ve özellikle ninelerimizden ilham alıyorum. Onların bilgeliklerinden örnek alıyorum.

MEHMET NURİ ÇAKTO (CAM)

Alaylıyım ben. Bu işin okulunu okumadım. Bu tekniği çok fazla geliştirdiğimi düşünüyorum.  Çünkü deneyerek öğreniyorum. Özellikle atık camlarla çalışıyorum. Soda şişeleri, su şişeleri, bildiğimiz pencere camları, atık pencere camlarıyla sanat yapmaya çalışıyorum. Çok zor, ama zor olduğu kadar da keyifli bir iş. Atölyeye girdiğimde kendimi kaybediyorum.

 

Fotoğraflar
Fragmanlar
  • 1.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel1.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel
  • 2. Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel2. Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel
  • 3.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel3.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel
  • 4.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel4.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel
  • 5.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel5.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel
  • 6.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel6.Bölüm Fragmanı - TRT Belgesel